HOŞGELDİNİZ
26/11/2008
>> Temzilik Yaptım Bugün
Temizlik yaptım bugün...
Hem de tüm benliğimde
Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim.
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış,inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu.
Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,
İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini,toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip,endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı, ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim.
Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım. . ve onları yaşamaktan,hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan, pişmanlık duymadan çıkardım. .
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.
Temizlik yaptım bugün. .
Bahar temizliği.
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim. .
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim. .
Korkusuzlukları ektim alabildiğine...
Saatlerce ektim korkusuzluğu...
Mutluluk ektim, doğallık.
Sonsuzluk...
Bağışlama ektim.
Sevgi ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil.
Olduğu gibi kabullenme ...
Alıntıdır..
3/11/2008
>> Sesimdeki Söküğü Diktim..

yasamadan kış doldu ceplerime.
Hergün kar yağıyor da o karda yürüyemiyorum artık..
Üşüdükçe içime kapanıyorum,kapandıkça yazıyorum yazıyorum
yazıyorum sonra sinirlenip yazdıklarımla sigaramı yakıyorum
Gözlerden uzak olmalıyım ben
Sözcükler bana ulasmamalı
Duymamalıyım o garip şiirleri
Bir saatlik derin bir uyku için herseyi vermeliyim;Hem
Telefonlarımı da kapattım
Tüm terkedilmişliklerimi de yanıma aldım gidiyorum simdi..
Ufacık bir çocuk gördüm yolda giderken,ufacık bir öpücük
kondurdum yanağına,üşüdüm...İhtimal ki arkamdan kimse bakmıyordu..
Evet evet gitmeliyim artık..
Avutmalıyım kendimi..
ALINTIDIR
14/10/2008
>> Bilemiyorum..
Canim sIkiliyor; ne ellerime, ne zihnime engel olabiliyorum.
Her an yasananlar umutsuz birakiyor benligimi.
Cevremdeki turlu cirkefe ragmen bir seyler yapmaya
calisiyorum.
Hayat her ne olursa olsun, herkese ve herseye ragmen hala yasanilasi, hala keyif dolu.
Butun bunlardan bir katrede benim hakkim var.
Hep urkek yasiyorum her anini yasamimin.
Hani kosup koyversem diyorum, kopamiyorum.
Her hucremle baglanmisim yasama.
Seviyorum diyorum bir garip, bambaska halde;
asIk diyorum, hic bilmedigimce.
Icim icime sigmiyor benim disa vuruyorum coskumu.
Amacsiz diyorum kendime bazi bazi, sonra yasiyorum,
"iste amacim bu!"diyorum.
Ilk defa bunca bencillesiyorum, gamsizlasiyorum.
Bir ben varim, bir sen diyorum, gerisine eyvallah.
Bazen argo damarim tutuyor sovup sayiyorum.
Derken kahkaha atarken tikanip kaliyorum.
Dalip gidiyorum uzun uzun, herseyden herkesten umarsiz. Ozluyorum seninle olan anlarimi, hani o bakipta
doyamadigim kahkaha firtinalari cosan bakislarini. Farkediyorum, senin yaninda kaygisizim, gamsizim,
bir sen varsin diyorum, bir ben.
Geride kalanlara bakip bakip anlamiyorum.
Saplantilarim oluyorsun gun gecmeden.
Sesindeki titreme uyutmuyor geceleri, birakmiyor
hayalin geceler boyu beynimi.
Kisir donguler yasiyorum sana ozlemimde.
Basim belaya dusuyor, aldirmiyorum.
Hersey bos gorunuyor bana, ama hersey...
Bir sen varsin diyorum, bazen cosup tatli belamsin
sen diyorum, sonra vazgeciyorum...
Tatli bile olsa veremiyorum sana bela tanimlarini.
Yaziyorum da bilmem anlatabiliyr muyum?
Hep telefona goturuyor beni ayaklarim,
her telefondan gelisimde.
Yanina kadar gidip telefonun tuslarinda dolastiriyorum
beynimi, cesaretim kiriliyor geri donuyorum oyuncagi e
linden alinmis cocuklarcasina mahsun.
Lakin cosmuyor yaslar bu defa gozumden.
Hep konusuyorum kendimce her husranimi, biliyorum ki konusurken aglamiyorum.
Vakit geciyor son surat, insanlar konusuyorlar hic
bikmadan, ben bikamiyorum senin hayalinden,
her an daha manidar bakiyor gozlerin.
Oturmus karsima beni seyrediyorsun su an.
Neden gulmek bir tek sana bunca yakisiyor, yarasiyor?
Sadece guluyorsun...
Sana guzel demek istiyorum bos kaliyor, hafif kaliyor
anlami. Komik buluyorum anlatmaya olan cabami.
Cunku, sen zaten kendi muhtesemligini
duyumsuyorsundur diye cikmaya calisiyorum acmazlardan.
Neden boyle oluyorum ben bu defa?
Neler yapiyorsun bana?
Bilmiyorum. Merak mi? Merak etmiyorum.
Oyle hosuma gidiyor ki bu halim, her ne yapiyorsan cok
iyi yapiyorsun, sen bana cok iyi geliyorsun.
Radyoda siir dinliyorum sen geliyorsun aklima.
"Bin kere filizlenir cicekler" diyor sair kiziyorum.
Ben yazsaydim diyorum, bin kere milyon kere,
milyar kere sen...
Birden utaniyorum, ne yapiyorum ben diye.
Guluyorum. Bir garip oldum ben artik.
Ben bile anlamiyorum, bilmiyorum, sanirim
anlatamiyorum ayni zamanda .
Klise geliyor kelimeler. Sana yepyeni lugatlar
azmak geliyor icimden. Kararimi veriyorum, ki yeni
lugatin hazir olana dek eskileriyle idare etmen gerekecek.
Hep bu anlatmaya calistiklarim beni buna ulastiriyor,
hep anlatmaya calistigima...
Anlatmaya mecbur muyum bilemiyorum?
alıntı
<- :: Sonraki Sayfa ->