Özel Arama

HOŞGELDİNİZ

11/10/2009

>> Konserve Yapımı Ve Pratik Bilgiler

Elverişli iklim özelliklerine sahip yurdumuzda tüm meyve ve sebze çeşitleri bol olarak yetiştirilmektedir.

Ancak meyve ve sebze çeşitleri kış aylarına aktarılamadığında tek taraflı beslenme sorunuyla karşılaşılmaktadır.

Yıllık konserve tüketimi kişi başına 20 kg’a varan gelişmiş ülkelerin yanında Türkiye’de kişi başına yıllık konserve tüketiminin ortalama 1 kg civarında olduğu düşünülürse ev konserveciliğinin yayılmasının ve geliştirilmesinin önemi belirgin olarak ortaya çıkar.


KONSERVE YAPIMI

Konserve iki yöntemle yapılır.

1. Pastörizasyon
2. Sterilizasyon

Her iki yöntemde de ortak amaç, konserveleri bozan ve yapılırken onlarla birlikte kavanozlara giren zararlı küçük. canlıları (bunlara mikroorganizmalar diyoruz) öldürerek zararsız hale getirmek ve dolayısıyla konservelerin bozulmalarını önleyerek, dayanmalarını sağlamaktır.

1. PASTÖRİZASYON

85-100°C arası ısıda yapılan dayandırma olup bununla meyve konserveleri, domates konserveleri, domates suyu, meyve suları, meyve ezmeleri ile salçalar dayandırılır.
Pastörizasyon ağzı açık kaplarda ve normal basınç altında yapılır.

Pastörizasyonun Yapılışı:

Daha çok meyvelerde zararlı etkisi olan maya ve küf mantarlarını etkisiz hale getirmek için pastörizasyon yapılır.
Meyve dolu kavanozlar sıkıca kapatıldıktan sonra, pastörize edilmek üzere, altında tahta veya bez konulmuş derince bir kabın veya en iyisi otoklav kazanın içine ağızları yukarıya gelecek şekilde dizilirler.
Üzerleri 4-5 parmak geçinceye kadar su ile doldurularak ateş üzerinde kaynamaya bırakılırlar.


Kap içindeki su kaynayınca, saate bakılarak zaman tespiti yapılır. Sonra ateş kısılarak suyun kaynaması durmamak şartı ile en az 8-10 dakika kaynatılarak pastörize edilmiş olur.

Eğer kap içindeki suyun kaynatılması bundan daha kısa bir sürede yapılacak olursa o zaman ısının, kavanozun ortasına ulaşması tam olmayacağından, pastörize sırasında zararlı mikroorganizmaların tamamı ölmeyeceğinden, canlı kalanlar zamanla üreyerek konserveyi bozarlar. Onun için pastörize yapılacak kaptaki suyun kaynatılması hafif ateşte ve yavaş olarak yapılmalıdır.


Pastörizasyonun sonunda kap ateşten indirilerek içindeki kaynar suyun bir kısmı dökülür. Eğer kavanozlar tel sepet içinde iseler, sepetle birlikte, yoksa kuru bir bezle tutularak dışarıya çıkarılırlar.

Pastörizesi tamamlanan kavanozların soğutulmaları, kuru bir zemin üzerine aralıklı olarak dikey veya yatay dizilmek suretiyle dizilir. Soğumaları kendiliğinden olmalı, hiçbir zaman çabuk soğumaları için üzerlerine ne soğuk su dökmeli nede soğuk su içine konmalıdır. Aksi takdirde hemen çatlayıp kırılırlar.


Ertesi güne kadar iyice soğuyan kavanozlar, temiz ve nemli bir bezle silinip temizlendikten sonra kapaklarının içeriye doğru iyi çökük olup olmadığına bakılır.

Eğer kapaklar içeriye doğru iyi çökmüş iseler kavanozlar içerisinde iyi vakum teşekkül etmiş demektir. Bu da konservenin normal pastörize yapıldığını gösterir.

Sonra kavanozlar, serin, kokusuz, rutubetsiz ve güneş ışığı olmayan yerlerde saklanırlar.

11/10/2009

>> Masa düzeni ve servisler

1.Yemek listesini hazırlarken konuklarınızın yaşlarını, yaşadıkları yeri, sağlık durumlarını ve hatta cinsiyetlerini bile düşünün.

2.Yemek listesinde mümkün olduğunca hazmı güç yemekleri kullanmayın.

3.Bir yemek listesinde iki salçalı veya birbirine benzeyen iki yemek ve birbirine benzeyen isimler bulunmamalı.

4.Bir kral sofrası ile aile sofrası arasındaki fark yemek takımlarının lüks oluşudur. Ancak yemek kuralları aynıdır.

5.Sofraya üç takımdan fazla bıçak, çatal koymayın. Ancak bardaklar dört adet olabilir.

6.Misafir olan sofrada her yemek kendi takımıyla yenmelidir ve her yemekte çatal, bıçak ve tabak değişmelidir.

7.Soğuk yemek soğuk tabakta, sıcak yemek ısıtılmış tabakta verilmelidir.

8.Çatalları kullanış sırasına göre, sivri tarafı havaya kalkık olarak ve tabağın soluna yerleştirilir. Sadece tatlı çatalı tabağın önüne sapı solda kalacak şekilde yerleştirilir.

9.Bıçaklar keskin tarafı tabağa dönük olarak, tabağın sağına yerleştirilirler. Sadece tatlı bıçağı tabağın önüne, sapı sağda kalacak şekilde ve ekmek bıçağı da ekmek tabağının üzerinde sağ kenarında kullanılır.

10.Bardaklar her zaman sağda dururlar.

11.Kaşıklar oyuk kısmı havaya bakar şekilde ve tabağın sağında, bıçağın sağına yerleştirilir. Tatlı kaşığı kullanılacaksa tatlı bıçağı kaldırlır yerine tatlı kaşığı koyulur.

12.Çiçekler, Şamdan vb. misafirlerin birbirlerini görmelerini engelleyecek şekilde konmamalıdır.

13.Tuzluk ve biberlik, tatlı çatal ve bıçağının arkasında, masanın ortasına yakın konur.

14.Hardal, ketçap, mayonez önceden sofraya konmaz. eğer bunların kullanılacakları yemek varsa o yemekle beraber sofraya getirilir.

15.Elle yenmesi icap eden yemeklerde el tası ilave edilmelidir. İçinde yarısına kadar ılık su ve bir dilim limon olmalıdır. Sol taraf çatalın önüne koyulur.

16.Meyve için el tası ilave edilecekse içindeki su soğuk olmalı ve yine bir dilim limon koyulmalıdır. Mümkünse içine 3-4 gül, karanfil vb. yaprağı konur.

17.El tası verilmeyecekse, özellikle elle yenen yemeklerden sonra hafif sabunlu ve kokulu el bezi verilmelidir.

18.Bazı yemeklerin yenmeyen kısımları, kemikler ve kılçıklar için yemek tabağının sol önüne bir kemik tabağı konmalıdır.

19.İki kişinin omuzunun arasındaki boşluk hedef alınır şekilde sofrada her iki kişiye bir sigara tablası konur.

20.Yemek masası için en uygun çiçek şekli basık çiçek şeklidir. Onur konuklarının önüne masanın ortasına doğru konmalıdır.

21.Davetlilerin rahatça yemek yiyebilmeleri için her kişiye 60 cm yer olmalıdır.

22.Peçeteler sofraya mümkün olduğunca sade şekilde konur. Şekilli katlamalar doğru değildir.

23.Evin hanımı yemek servisini, evin beyi içki servisini yapmalıdır.

24.Kirli takımlar sağdan alınır ve yerine temizleri yine sağdan sofraya koyulur. Bunların içinden sadece el tası, ekmek ve slata tabağı soldan alınır ve soldan koyulur.

25.Yemekten önce içki servisini yapılır.

26.Yemeğe çorba ile başlanacaksa içki servisi yapmayınız. Çorba bittikten sonra içki servisine başlayabilirsiniz.

27.Garnitürler ve soslar ayrı servis edildiği için soldan verilmelidir.

28.Önce hafif şaraplar, sonra kuvvetli şaraplar verilmelidir.

29.Sofrada hastalık sebebiyle yada özel sebeplerle içki almayan konuklar için alkolsuz içki ve meyve suyu bulundurulmalıdır.

30.Sofrada hastalık sebebiyle, özel sebeplerle yada inanç sebepleriyle her şeyi yiyemeyen konukları zor durumda bırakmayan yemekler olmalıdır.

31.Kalabalık ziyafet sofrasında elle yenen yemekler verilmez.

32.Ziyafet sofrasında yenmesi güç yemekler yada sarımsaklı yemekler verilmez.



• Bıçak kullanırken çatal sol, bıçak sağ elle tutularak kesme işi yapılır.

• Masada çatal sola, kaşık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ile tabak arasına konur. Bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına dayatılıp kesme işi yapılır. Bıçağı kullandıktan sonra masaya bırakmamalı, tabağın üst yarısına, size doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde koymalıdır.

• Çatal ise kullanıldıktan sonra tabağın üzerine, bıçağa paralel ve soluna, çatalın sapı sağda ve ağzı yukarı doğru ya da bıçağı dik olarak konur.

• Kaşık, bıçak gibi kullanılır. Esasen kahvaltı hariç, kaşık sofrada sadece yemeğin başlangıcında çorba için gereklidir. Görgülü bir ev sahibi özel yemeklerde veya aile arasındaki yemeklerde kaşığı bıçağın sağına yerleştirir.

• Yukarıdakilerden başka masa düzeninde salata veya tatlı için çatal balık çatalı, tatlı kaşığı, buzlu içecek kaşığı, çorba ve çay kaşığı kullanılabilir.

• Salata ve çere çatalı normal yemek ,çatalından kısa olup her iki işte de kullanılabilir. Salata yemekle beraber verilecekse çatal, yemek tabağının sol, yemek çatalının iç tarafına konur. Özel yemeklerde salata çatalı yemek çatalının dış tarafına konabilir.

• Balık çatalı diğerlerine oranla daha kısa ve düz olup kaşığın sağ tarafına yerleştirillr.
• Tatlı kaşığı, tatlı tabağı içerisine konur. Fakat daha önceden de masadaki yerine konabilir.

• Çorba kaşıkları çorba tabaklarının sağ tarafında olup diğerlerine oranla en uzun saplı olanıdır.

• Büyük servis çatal ve kaşıkları, servis masalarında servis edilecek yemek tabaklarında bulunur. Tabağınıza servisi kendiniz bunlarla yapmalısınız.

• En resmi masalarda bile üçten fazla çatal ve gene üçten fazla bıçak bulundurulmaz. Ancak gerektikçe kullanılacağı yiyeceklerle beraber servis yapılır.

• Özellikle öğle veya akşam yemeklerinde, bütün konuklar için masaya önceden yerleştirilmiş bir servis tabağı bulunur. Bu tabak öteki tabaklara göre daha büyükçe olup, sonradan servis edilen tabaklar bunun üzerine konurlar.

• Salata tabakları daha çok düz ve yuvarlak olurlar. özel yemeklerde yemek, salata ile aynı tabakta servis edilebilir.

• Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir.

• Sürahi, bıçakların üst tarafına konur ve su bardakları, konuklar yerlerini almadan doldurulur.

• Şarap bardakları sürahinin sağına ve masanın kenarına yakın yerleştirilir.

• Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde servis tabağının içine konur. Masaya oturonca ev sabiresi, peçeteyi alır almaz siz de onu takip etmeli ve peçeteyi sağ üst köşesinden tutarak a.çıp dizlerinize yerleştirmelisiniz. Peçeteler kullanıldıktan sonra resmi yemeklerde tabağın sağına bırakılabilir. Özel yemeklerde kağıt peçete konmuşsa, bunlar tabağın sağına bırakılır. Kağıt peçeteleri elinizde buruşturup topaç haline getirmek ayıptır. Resmi yemeklerde sofraya oturduktan sonra tabağa el sürmek veya hele garsonun işini kolaylaştırmak için ona uzatmak görgüsüzlüktür. Konuk hizmet etmez. Konuklara hizmet edilir ve esasen bu maksatla davet edilmişlerdir.

• Yemekten sonra peçetelerin katlanması, ev sahibınden bir davet daha istediğiniz anlamına geldiğinden uygun değildir. Yemek esnasında masadan kalkmak gerekirse, peçete sandalye üzerine veya masanın size ait boş yerine bırakılabilir. Peçeteye ağzını, etrafa göstermeden silmeli ve peçetenın yağlanan veya kirlenen kısımlarını diğer konuklardan gizlerneye çalışmalıdır.

11/10/2009

>> Hangi Baharat Nerede Kullanılır?

Anason (anise) :
Kahverengine yakin yesil renkte, oval maydanozgillerden Pimpinella anisum bitkisinin tohumu. Butun veya hafif dovulmus olarak genellikle kurabiyelerde, hamurislerinde, kraker ve ekmeklerde kullanilmaktadir. Kavruldugu zaman tadini arttiran anason tohumu Turkiye'dede yetistirilmektedir.

Biberiye (rosemary) :
Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, bir bitki (Rosmarinus officinalis). Kurutulmus biberiye otunun dikenimsi yapraklari biraz dovulup parcalanarak balik bugulamada, et ve soslu tavuk yemeklerinde, pizzalarin sosunda kullanilir.

Defne yapragi (bay leaves) :
Aromali Laurus nobilis bitkisinin acik yesil renkteki yapraklari. Corbalarda, domates soslarinda, pilavlarda, diger et, sebze ve balik yemeklerinde, marine yapiminda kullanilir. Akdeniz ulkelerine ozgu olan Defne bitkisi Turkiye'de de yetistirilmektedir.

Feslegen veya Reyhan Otu (basil) :
Ocimum basilicum Akdeniz ulkelerinde yetisen yapraklari hafif acimsi, kokulu bir bitki. Soslu sebze ve et yemeklerinde, soslarda ve ozellikle pizza sosunda kurutulmus reyhan kullanilmaktadir.

Hashas Tohumu (poppy seed) :
Papaver somniferum bitkisinin siyaha yakin renkte, ufak tohumlarindan olusan hashas tohumu Turkiyede genellikle kavrulmus olarak hamur islerinde, ayrica coreklerin ustlerine serpistirmek icin kullanilir.

Hint cevizi/ kucuk hindistan cevizi (nutmeg) :
Myristica fragans; bu ağacın hoş kokulu tohumu. ,küçük hindistanceviz. Tatlilarda, keklerde ve diger herturlu tuzlu yemeklerde aromayi arttirici olarak kullanilir. Italyan, Fansiz ve Hindistan mutfaklarinda ve daha bircok ulkede diger baharatlarla karistirilarak kullanilan bir baharat cesididir.

Kakule (cardamom) :
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Danimarka tarzi ekmek, unlu maamullerde, Afrika, Arap mutfaklarinda baharat olarak, ayrica yesil tanelerin icinden cikan tohumlarla cay ve kahve yapiminda birlikte kaynatilarak kakuleli kahve,cay yapiminda kullanilmaktadir.

Karabiber (black pepper) :
Zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde bir bitki (Piper nigrum). Dunyaca butun yemeklerde kullanilan karabiberin tadini korumasi icin ozellikle tuketilecegi zaman ogutulup kullanilmasi tavsiye edilmektedir. Ana ureticisi Hindistan, Endonezya ve Brezilyadir. Eski caglarda cok degerli olan baharat vergi, kira, borc odemelerinde parayla esdeger olarak kullanilmistir.

Karanfil (cloves) :
Et, tavuk kizartmalarinda (ust kismina butun olarak batirarak), kurabiye, kek (toz halinde) ve tatlilarda, Turkiye'de bazi yorelerde cayi kokulandirmak icin karanfil kullanilir. Ayrica agizdaki sarimsak kokusunu gidermek icin bir tane agiza alinip cignenir, karanfilin guclu aromasi bu kokuyu giderir. Ana ureticisi Endonezyadir.

Kekik (oregano) :
Butun et kizartmalarinda, ozellikle Italyan mutfaginda, domates kaynakli soslarda, pizzalarda, hamur islerinde, yumurta ve mantarli yemeklerde kekik kullanilmaktadir. Turkiye kaliteli kekik uretiminde ilk siralarda yer almaktadir.

Kereviz Tohumu (Celery Seed) :
Apium graveolens adli bitkinin kerevize yakin tatdaki tohumlarindan olusur. Tursu yapiminda tadlandirmak icin, salata soslarinda, corbalarda, kizartma etlerin soslarinda kullanilir. Her turlu yemege farkli bir tad katmak icin once kavrulup salca ilave ederek veya toz haline getirip serpistirmek sureti ile kullanilabilir.

Kişniş (coriander) :
Maydanozgillerden yaprakları maydanozu andıran, 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum). Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu. Koftelerde; kereviz, patlicanli, soganli, sosisli yemeklerde, mercimek, patates, baklagilli yemeklerde, ayrica biskuvi ve hamurislerinde kişniş kullanilabilir. Ana ureticisi Fas'tir.

Kimyon (cumin) :
Cuminum cyminum bitkisinin tohumundan elde edilir. Kofte, izgara, etli dolamalrda, corbalarda kullanilir. Hindistan, Meksika mutfaginda onemli yer tutar.Havuç, domates, biber salatalarının soslarında, fırında, balık (biberiye, defne yaprağı, fesleğen ile), lahana, patlıcan mercimek gibi sebzelerde,patatesli yemeklerde kullanılır.

Mercakköşk (marjoram) :
Küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisi. Kekikle iliskili oldugu soylenen mercankoskun kekikten daha tatli ve hos bir tadi bulunmaktadir. Balık ve et yemeklerinde, kuzu ve dana eti ile yapılan ızgara ve soslu yemeklerde, domatesli yemek ve salatalarda, haşlanmış sebzelerde (lahana pırasa havuç patates) kullanılır. Tavuk kızartmalarında fırına koymadan önce tavuğun içine bir miktar konulabilir. Ayrıca limon ve zeytinyağı ile kullanılması tavsiye edilir. Kuru sebzeli yemeklere çorbalara, soğanlı patates, sosisli yemeklere, pizza sosuna kullanılır.

Nane (mint) :
Ezogelin, mercimek gibi corbalarda, kuzu etinde, soslarda (cacik gibi), cay ve diger iceceklerde. tatli ve dondurmalarda servis yapilirken, ayrica salata ve dolmalarda nane kullanilir. Orta caglarda mutfaklardaki kullaniminin disinda toz haline getirilip disleri beyazlatmadada kullanilmistir.

Rezene (fennel) :
Sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare). spagetti soslarında, salata soslarında, patates salatalarında, somon, uskumru, levrek gibi balıkların buğulamalarında, mantar soslarında kullanılır. Çerkez tavuğu, kuzu eti ızgara balık, kabak, bazı tür keklere ve konservelere kullanılır.

Safran (saffron) :
Cok pahali bir baharattir. Baharda çiçek açan soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus). Bu bitkinin tepeciklerinin elle tektek toplanarak kurutulmasıyla elde edilen safranin 225,000 tanesi ancak yarim kiloya yakin urun verir. Genel olarak renklendirmek ve tad vermek icin sıcak suda eritilmek sureti ile özellikle pilav, zerde, rizotto gibi yemeklerde, hamur islerinde, balik yemeklerinde kullanılır.

Sumak (sumac) :
sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç, somak (Rhus coriafia). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi. Salatalarda (yeşil salatalar, domates, taze soğan) ve genellikle yoğurtlu kebaplarda kullanılır. Sumak ekşisinin antiseptik özelliği nedeniyle salatalarda kullanılmasında yarar vardır.

Susam (sesame seed) :
Sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Bu bitkinin küçük, sarımtırak tohumu. Tad vermek icin herturlu ekmek, hamurisi, bazi keklerde ve salata soslarinda kullanilir. Cok eski tarihlerden beri kullanilan baharatlardan biri olan susam, yaklasik M.O. 1500 yillarinda Misirlilar tarafindan ilac olarak kullanilmistir.

Tarçın (cinnamon) :
Cinnamomum ağacının, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla bahar gibi kullanılan kabuğu. Sütlü tatlılarda, salep, boza, pastalarda, meyve kompostosunda, keklerde, elma turtasında ve dondurmalarda kullanılır. Çubuk halindeki tarçın ıhlamur ve karanfille kaynatılmak sureti ile sıcak bir kış içeceği olarak içilir.

Tarhun Otu (tarragon) :
Anasonla nanenin aromalarini andiran Artemisia dracunculus adli bitkinin kurutulmus yapraklari. Sebze çorbalarında her türlü salata (özellikle yeşil veya domatesli) ve soslarında, söğüş, omlet, ızgara somon balığı, haşlanmış veya pişirilmiş tavuk, dana ve av etlerinin soslarında (bearnez, holandez, römulad vb) kullanılır. Yavan yemeklere çeşni katar. Tarhunotu güzel kokusuyla tuz , biber ve sirkenin yerini tutabilir.

Yenibahar (allspice) :
Aromasi karanfil, hint cevizi ve tarcin karisimini andirdigi icin ingilizcede allspice adini alan yenibahar bezelye taneleri buyuklugundedir. Turk mutfaginda ozellikle etli ve zeytinyagli dolmalarda, genel olarak soslarda, et yemeklerinde. koftelerde, degisik tatlilarda kullanilir. En cok uretildigi ulke Jamaika'dir.

Zencefil (ginger) :
Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki (Zingiber officinale). Unlu, yumurtalı beyaz soslarda bir çay kaşığının yarısı ilave edilir. Özel bir tadı vardır. Bazı etli dolmalara konulur, ızgara etlere pişmeden önce serpilir. Tatlılara ve bazı kuru pastalara, kurabiyelere konulur. Sahlep piştikten sonra tarçın ile beraber üzerine dökülür. Ihlamurla karıştırıldığında soğuk algınlığının ve öksürüğün en iyi ilacıdır.

Zerdeçal:
Curcuma longa bitkisinin kurutulmus kökü. Pirinç pilavı, her türlü makarna ve hamur işlerinde, balık çorbalarında, mayonezlerde kullanılır. Ayrıca çiğ olarak rendelenmiş ve beşamel sos ilave edilmiş kereviz salatalarının içine ilave edilebilir. Zencefili andiran gorunumlu olan kökün tadi zencefille karabiber arasindadir. Pilavlarda, hamur islerinde, hardal sosu yapiminda, tereyag ve peynirlerde kullanilmaktadir.

Mahlep (mahalep) :
Acı bademi andıran bir kokusu vardır. Keklere, çöreklere, kuru pastalara (Bir kg una bir çorba kaşığı koymak sureti ile) ilave edilerek kullanılır.

<- :: Sonraki Sayfa ->